23 March 2007

Marka konusu

Hem Ayçiçeği hem de Boripori beni marka konusunda sobelemişler ve sormuşlar en çok tercih ettiklerin nelerdir diye.. Daha önce de Fikriminincegülü beni sobelemiş ve vazgeçemediklerimi sormuştu. Bulamamış bu yuzden de birşey yazamamıştım..

Ama artık bu kadar da saklanılmaz diye düşünerek, bu marka konusu için birşeyler yazayım diyorum. Kaliteye marka diye nitelensin nitelenmesin önem veririm.

Mesela Mavi Jeans markadır benim için. Amerika'da bir çok kot pantolondan ( Dkny, Kenneth Cole) daha kalitelidir, oldukça iyi bir piyasası oluşmuştur. E tabii elin Fransız'ı zamanında az uğraşmamış Çukurova'yı almak için, boşuna değildir.

Ondan sonra Sütaş, Ülker, Kurukahveci Mehmet Efendi'de benim için markadır. Ama zeytinyağ denince İtalyan markası kullanıyorum. Geçen sene Türk malı bir zeytinyağı ile karşılaşmış, sevinmiş ama içeriğine bakınca yüzde ellisinin soya yağından oluştuğunu görünce hayal kırıklığı yaşamıştım. Burada en sıradan, katkılı ve indirimli zeytinyağları Türk malı olunca üzülüyor, neden yarım yamalak oluyor bu tür işler diye düşünüyorum. Zeytinyağı deyince Hacı Şakir'i de severim.

Kozmetik ve temizlik malzemelerine gelince Eczacıbaşı iyidir sanki. Selpak bu gruba aitti değil mi? Türkiye'de ben daha çocukken ilk üretilen parfüm Via Cappio'ydu galiba. Yoksa o moda mıydı bir ara sadece de ben ilk üretilen sanıyorum bilmiyorum. Sonra bir ara da Bellisima diye bir parfüm çıkmıştı, o kokuyu çok seven ve nefret edenler diye hatırlıyorum birşeyler. Burberry'nin London'ı ise benim hemen hemen hiç değiştirmediğimdir. Konuyla alakası yok ama eskiden domestos yerine arapsabunu kullanılırdı ve ben onunla silinmiş evin kokusunu severim. Kaygandır yalnız.

Aklıma gelen diğer markalar ise mesela Leman, NTV, Varan turizm, Kuaför Selçuk, Ortaklar'daki Yandım Çavuş çöp şiş yeri, Bütün Dünya dergisi, Dr. Oetker kabartma tozu ve BJK. Tamam birkaçı marka değildir ama benim için tescillidirler o kadar...

Becerebildim mi bu sobeleme ebeleme olayını bilmem.



11 comments:

pecete said...

Eskiye gittim hem de çok eskiye... Dünya bir toz bulutuydu... Bu da fazla eski oldu. Eski günlerin anısına hala arap sabunu alınmakta ve halılar onla silinmektedir. Kiri en iyi kendileri çıkarmaktadır.

boripori said...

çok güzel olmuş:)arapsabunu güzeldir de mat yapar yerleri, ve evet çokkk kayar:)

B5 said...

Türk zeytinyaglarinin kötü olduguna inanamiyorum!! Neden böyle yapiyorlar anlamiyorum. Kotalar falan mi var acaba :(
Türkiye zeytinde ilk Dünya dördünde. Üstelik cok iyi kalitede zeytinyagi üretebilecek durumda. Dedigin kalitesiz ürünlere ben Avrupa ülkelerinde de rastliyorum. Ve bilhassa Türk zeytinyaglarina bakiyorum, yok. Ama Türkiye´ye her ziyaretimde gördügüm mükemmel ambalajda, mükemmel kalitede ürünler var. Neden bunu yurtdisina cikarmazlar anlayamam!!
Zeytin ve zeytinyagi düskünüyümdür asiri derecede ;) O yüzden Türkiye´nin zeytin deyince adinin bu kadar az gecmesine dayanamiyorum Türkiye disinda.

Marka sobeleme yazini cok sevdim ayrica (Bütün Dünya Dergisi, NTV, Kuaför, kabartma tozu) ;)

Bir de en sevdigim cümle: "Elin Fransız'ı zamanında az uğraşmamış Çukurova'yı almak için, boşuna değildir". Bunu hatirlayarak yasayan cok var midir acaba?

Sevgiler,

ciceklibahce said...

Bende zeytinyağına takıldım! Almnyadayken bir marketten Türk markası diye aldığım zeytinyağı berbattı gerçekten! Türkiyede zeytinyağları hiç öyle değil! Gerçekten neden yurtdışında böyle bende anlamadım!
Aşağıdaki resimdeki çaydanlık çok güzelmiş:)

MorKoyun said...

Arap sabununu okuyunca da benim aklima amonyak geldi:) kucuk zararsiz sisesinde temizlik gunlerinde insanin burnunu delerdi:))

Zeytinyagina gelince, Turk markasiyla yurtdisinda satis yapmak ekonomik acidan her firmanin harci degil-mis, ozellikle Amerika'da, Ispanyol ve Italyan markalariyla satildigini okumustum. Zaten bizde asmis zeytin uretiminin aksine daha fazla uretim ve tuketim icin destege ihtiyaci olan bir zeytinyagi piyasasi mevcutmus, diger yaglara gore fiyatlar malum:)

fikriminincegülü said...

Foşur foşur köpürür, halı ve koltukları yumuşacık yapardın, bir de öyle kokmasaydın. ne güzeldin be arap sabunu.:) BJK zaten sporda tek marka.:)))

parkeolog (Bilun Şen) said...

Zeytinyağı durumuna çok üzüldüm :( Neyse, isterseniz burdan yollayabiliriz :) Burdakiler güzel..
Bu arada sitemi linklerinize eklemeniz beni çok sevindirdi :) Bi'baktım Sanem benim sitemi, sitesinde link vermiş, uçtum böyle havalara falan.. Sonra bi'daha baktım, siteniz çok güzel.. Okuyorum en baştan..

Dantelci said...

Sanem'cim, yazin cok hos olmus, Mavi jeans burada da cok pahali, iyi bir hafta dilerim canim,sevgilerimle

SaNeM said...

Peçete ben hata etmişim domestos yerine yazmakla, senin yorumunu okuyunca anladım, domestosun yeri başka arapsabununki başka. :)

Boripori, mat yapardı evet hatırladım, ve hatta öyle çok köpürmezdi sanki..

B5 ben de bir Egeli olarak zeytinyağı ile büyüdüm, hele bir de varil varil duruyorsa bir kenarda, arasıra açıpta o renge bakmaya bayılırdım, annem kızardı. Zeytinyağda kızarmış patates çekti canım, ama süzme ile kızaran..
Fransız konusunda ise diyeceğim şu ki; eminim hatırlanıyor, kıymet biliniyor, yüz verilmiyor ve medet umulmuyordur.. Ve ayrica ben senin yazılarını kendiminkinden daha çok beğeniyorum ;)

Çiçekli bahçe, sorunun cevabını Morkoyun yazmış ben de onun sayesinde aydınlandım, üstelik bu sabah kahvaltıda herkesi aydınlattım :)

Morkoyun, böyle hardal rengi bir plastik şişede dururdu değil mi o? Ne keskindi şimdi hatırladım verdiğim zararları sayesinde onun..

Incegülcüm ben de kokusunu seviyorum onun, burda bulsam kullanırım kesin, Arap marketinde var mıdır ki.. Ciddi soruyorum.

Parkeolog, ne demek asıl ben sizin sitenize bayıldım, benimki etaminle dolu, arasıra böyle bol devrik cümlelerle süslü bir yer işte, çok teşekkürler.. Ayrıca zeytinyağını Almanya'ya kızına götürmek için uçağa almamız için yalvaran baba geldi aklıma, kendisini almış, yağa maalesef el koymuştum, uzun zaman sonra Mumcular'dan bir başka amca gelip yağı geri almıştı, yağın yapımında verilen emeğin değeri böyle bir şey işte, ufacık kola şisesindeki yağ hiç unutulmaz ;) Nerden nereye kisaca uçakla yağ göndermek zor diyecektim, çok teşekkürler :)

Dantelci, sorma burada da pahalı, Türkiye'ye gitmeyi bekliyorum :)

Sevgiler hepinize..

Sndrfknella said...

YAzı çok güzel olmuş Sanem. Zeytiyağ benim de vazgeçilmezlerimden. Ve dahi arapsabunu! İyi bir marka olunca (büyük marketlerde satılanların çoğu yanık yağdan üretildiği için pek başarılı ürünler değil) misler gibi kokuyor ve pırıl pırıl da parlatıyor yerleri, tecrübeyle sabit.

Ben en çok BJK'nın markalar arasında yeralmasına sevindim ;) Yer siyah, gök beyaz ne de olsa :D

İstanbul'dan kucak dolusu sevgiler

nazlica said...

Sanemciğim bu sobelemeler net ortamında arkadaşların birbirlerini daha iyi anlamalarını sağlıyor. Bak ne güzel parfümünden temizlik ürünlerine kadar birçok ayrıntıyı yazdıklarından öğrendik.Bazen öyle ürünler var ki özellikle temizlik maddelerinde çok para verip aldıklarınla halledemeyeceğin kiri hallediveriyor.Ben mutlaka deniyor sonra tercih ediyorum ve beğendiğim hiç adı sanı duyulmayan ürünler markam oluyor. Sevgiyle kal canım.