17 April 2007

Bahar geldi geleli...


Çitleri boyadılar, bahçeleri gübrelediler, her yer renklendi. Ama ben hala, biteviye yapılan işlerin getirdiği miskinlik mi, yoksa daha kışı bitirmeden gelen baharın üzerime çöreklenen yorgunluğu mu nedir, anlamlandıramadığım bir isteksizlik içindeyim. Bu duyguyu umursamazlığa dönüştürebilirsem ne ala !







16 comments:

Dantelci said...

Merhaba Canim, sabret az kaldi, ahh biraz gunes gorebilsem bu gunlerde eminim hic bir seyim kalmayacak, sevgilerimle...

fikriminincegülü said...

Oy oy, bir bahar yorgunu da burada varmış. geçecek.. az kaldı..:)))

Bilun Şen said...

Sen benim bildiğim kadarıyla çok yaratıcı bir kişiliksin.. Çoooook yakın zamanda bu isteksizlik geçecektir, ben eminim..

dnz said...

Burası oturduğunuz yer civarıysa, kısa zamanda o isteksizlik geçecek, yerini etamin kutucuklarında oluşan rengarenk tablolar alacaktır :)

NAZLICA said...

Sanemciğim aslında bahar bahane oluyor, tekdüze çalışmak ve yaşamak yıldırıyor insanı. Ara sıra farklı şeylerle uğraşmak, farklı mekanlarda yerlerde bulunmak lazım. Ben beceremiyorum, dilerim sen yapabilirsin. Kendine iyi bak canım. Sevgilerimle

sevilay said...

Bahar geldigi zamanlarda banada ayni yorgunluk ve isteksizlik oluyor.Yalniz havalarda ne yapacagini sasirmis buralarda.Bir bakiyorsun yagmur, bir bakiyorsun kar.
Canim benim senin aslinda guzel bir tatile ihtiyacin var.Kum,gunes ve deniz ucu bir arada dusunsene..Inan yazarken bile insanin cani cekiyor.Sevgiler

ciceklibahce said...

Yakında geçer umarım. Çitlerde güzel olmuş boyanınca:)
Sen bu ağaaçların arasında biraz dolaş temz hava iyi gelir:)

SaNeM said...

Hatice, burda da Nisan yağurları dinmek bilmiyor, yağmura ihtiyacımız var biliyorum, susuyorum.

İncegül, yüzümü güldürüyor yazdıkların, senın blogu bastan bir okusam yeter biliyorum..

Dnz, evet site içi yol burası. Yağmurlar dinsin, bol bol yürümeye başlarım. Memnun oldum ziyaretine, gene gel!

Nazlıcım, ben de beceremiyorum bu aralar, aslında seneye beni zorlu günler bekliyor tekrar, tadını çıkartmalı aslında biliyorum bu günlerin.

Evet Sevilay, ben de denizi özledim ama okyanusla idare etcez biraz daha..

Çiçeklibahçe, sen olsaydın ne güzel donatırdın kimbilir, gerçekten bahçevan olmak istemene hiç şaşırmadım ben.. Çok sevgiler

ciceklibahce said...

Teşekkür ederim:))

Punto said...

Size bir teşekkür borcum var sevgili Sanem; Can Dündar'ın belgeselinde keman çalarken görünen kişinin babam olduğunu düşünmüştüm. Kardeşlerimle bu düşüncemi paylaştım. Evet. Babammış. Bu da bizim için hoş bir sürpriz oldu. Ayrıca belgeselde öğrencilerin genelde mandolinle türküleri çalmaları da dikkatimi çekti. O zaman anladım ki babamın 4 sesli koru oluşturması, klasik eserler çalan orkestra kurması çok önemli bir olay.
Teşekkür yazısını yorumların içinde yazdığım için kusuruma bakmayın. Görünebilmesinin en doğru yolu bu yol diye düşündüm.

pecete said...

Herşeyin bir zamanı var, hiç acele etme... Bebi burda seni akıllı uslu bekliyor. Ben de ona eşlik ediyorum... Sevgiler...

Bilun Şen said...

Bana küstün mü Sanem :(

SaNeM said...

Sevgili Bilun, inan çok utandım, şimdi farkettim atladığımı senin yorumunu, nolur kusura bakma.. Geriye dönüp kontrol etmem gerekirdi, hiç atlamazdım halbuki.. Çok teşekkür ederim güzel sözlerin için. ne demek küsmek, hiç bilmediğim bir duygudur allahtan bu. Ne küserim kimseye ne küseni severim ;)

SaNeM said...

Sevgili Punto amca, rica ederim , ne demek kusura bakmak, ben orada da okumustum yazınızı. Ve üstelik böyle güzel bir tesadüfe sebep olduğum için çok memnun oldum, çok sevindim. Asıl bizler teşekkür ederiz, anılarınızın nelere vesile olduğu ve bir anlamda tarihe ışık tuttuğunuz için. Kim bilir kaç kişi benim gibi daha çok araştırma yapmış, daha çok bilgilenmiştir bu konuda..
Çok saygı ve selamlar

SaNeM said...

Peçetecim, seni izleyebilmek isterdim televizyondan, web yoluyla seyretmek mümkün olmaz mi acaba? Şimdiden kutlarım canım.

MorKoyun said...

Insanoglu nankor Sanem'cim, oturdugu yerden kalmak istemeyince ilkbahar, yattigi yerden dogrulmaya hali olmayinca kis, kasvetli sokaga adim atasi gelmeyince sonbahar, sicaktan kimildamaya mecal olmayinca da yaz suclu oluyor, tembellikten her daim havalar mesul tutuluyor:)Hayatin hah iste bu dedigimiz iklimini zaman zaman bulsak da geneli aramakla geciyor sanki:)
Asiri yuklemeden beynim sulanmis gibi bir hal gordum kendimde sogutuculari calistirayim ben iyisi mi:))sevgiler