12 March 2007

Mazi içimde bir tebbesüm




Bugün eski sayfalarda dolanırken, iki eski arkadaşın adreslerini buldum, yıllar var görüşmeyeli. En son 1992 yılı mezuniyet balosunda beraberdik, belki bir kaç pilav gününde daha buluşuldu hayal meyal, sonra herkes savruldu. Aslında biz bir kaç düzine kız, on yaşında IFK'nın yatılı bölümüne baslamis, yedi sene hep beraber yaşamış, sonrasında mezun olup çeşitli illere dağılmıştık bu sefer de üniversite icin.

Yatılı okuyanlar bilir, ilk bir kaç ay zor geçer, hatta dayanamayıp giden de olur ama sonra bir alışılır ki, ayrılması zor olur. Türkiye'nin dört bir yanından geliyor olmasak da, hepimizin ortak özelliği idi ailelerden uzak oluşumuz, erken yaşta sorumluluk almamız, asker disiplinine ramak kalmış bir disiplinle yaşamamiz, izinsiz kalmalarımız, tahta sıralara gece gündüz oturmaktan hep dik oluşumuz, ayakkabıyı ancak yatarken çıkarmamız, her sene bir sınıf atladıkça alttakilere ablalık adı altında yaptığımız baskılarımız, üç haftada bir eve gidişimiz, yazları ise uzun mektuplarla devam edişimiz, ailelerimizi arkadaş, arkadaşlari da aile görüşümüz...

Yatılı olmanın en sinir yanı ise, haftasonu izinlerinizin yaptığınız tersliklerle, veya etütlerdeki davranışlarınıza orantılı olarak değişiyor olmasıydı. Eğer izinsiz kaldıysanız, askeriyedeki disiplin koğuşunda olmaktan tek farkınız, okulu terk edemiyor olmanız, cuma akşamından pazar akşamına kadar saat başı yatakhane öğretmenine çıkıp, imza atıp, kaçmadığınızı belgelemeniz tabii bir de eve gidenlerin arkasından melul melul bakmanız. Bir diğer zor kısmı da beyaz gömlek yıkama sorunuydu, o mavi küçük leğen hala gözümün önünde. Omo tercih edilirdi ekseri. Erkek yatılılar da kızlarla aynı şartlara ve zorunluluklara sahipti. Şimdi baktım da nerdee bizim demir ranzalar, demir dolaplar eskilerdeki, mobilya ile donatılmış ve kişi sayisi da azaltılmış odalar varmış artık, yirmi kişi bir odada kaldığımı bilirim ben.. Bir de sinemamiz vardi cuma ve cumartesi mecburi gitmek zorunda olduğumuz! ( Top Gun olsun, King Kong olsun, Grease ve E.T olsun ilk
burada izlendi ), kuaförümüz de vardı mezuniyet senesine yetişen, marangozumuz da vardı, daha hazırlık sınfında iken saklambaç oynayan beni, dolap içinde kilitli kaldığımda çıkaran..

Nerden nereye geldim, aslında ben diğer kayıp arkadaslarımı arıyordum, birkaciyla hala görüşüyor olsak da, bir çok kişi var daha hatırladığım, küçüklüklerimizi beraber geçirdiğimiz. Hani belki bu sayfaya gelen oluyordur, ben sesleneyim de , belki okuyan cikar !! İlk aklima gelenler ise Tire'den Elif Eren, Istanbul'dan Emel, Söke'den Deniz, Koçarlı'dan Mehtap, Sivas'dan Gonca, Edirne'den Hale, Fethiye'den Melanur ve Hatice, Marmaris'ten Pınar, Ortaklar'dan Irem, Selçuk'tan Gülnur, Manisa'dan Arzu, ve Burdur'dan Aylin.. Ben sizi aniyorum arada, bir cok ortak aniyla, ve merakla...

Üst resimdeki kız son eserim, örneği için
buraya lütfen..











13 comments:

Asortik Krep said...

Sanem, Fethiyedeki arkadaşlarının soyadlarını mail atarsan sana yardımcı olabilirim..Ve ne zaman okulda olduğunu yazarsan :))
asortikkrep1@gmail.com

ciceklibahce said...

İnşallah bulursun:) Benimde var böyle aradığım ve izini bulamadığım arkadaşlarım. Ortaokul lise arkadaşlıklarının tadı çok ayrı. Hele birde yatılı okumuşsunuz.

Sndrfknella said...
This comment has been removed by the author.
Sndrfknella said...

Müzik seçimin harika! (Şimdi bu biraz da bana hediye ya, şımarıyorum) Kızın da çok güzel görünüyor. Umarım en kısa zamanda bütün eski arkadaşlarını bulursun Sanemcim.

İstanbul'dan sevgiler

P.S. Comment yazıp silen bendim, fena bir yazım hatası yapmışım onun için sildim haberin olsun :)

SaNeM said...

Ben aslinda hepimizin aklina arada sirada o gunlerin geldigine inaniyorum cocukca :) Okulun web sayfasini gorunce aklima dustu eski arkadaslar ve anilari, kaleme alayim dedim ;) Hepsinin soyadini hatirlamiyorum ama onlar eminim benimkini hic unutmamislardir :)
Sevgiler hepinize

MorKoyun said...

bu blog her geldigimde daha guzel gorunuyor:)

fikriminincegülü said...

Benim büyük oğlusla bi arkadaşı web sitesi yapmışlar. Okul arkadaşları falan hepsi işte mesajlar atıyorlar. Forum bölümü var. Anketler düzenlemişler.
Diyor ki biz bir gün ayrılacağız ama bu site sayesinde hep irtibat halinde kalacağız. Akıllıca valla. Yoktu ki bizim zamanımızda böyle imkanlar.

Pınarın Klubesi said...

Merhaba Sanem
verdiğin isim listesine baktım ama maalesef tanıdık çıkmadı, oysa ki dünya o kadar küçük ki, biri tanıdık çıksa hiç şaşırmayacaktım.
Umarım arkadaşlarına ulaşırsın.
Bende öğretmenlerime ulaşmak isterdim. Özellikle biri var, çok çabaladım izini bulmak için ama bulamadım. Bende sitede bir yazı ile seslensem belki çıkabilir bir tanıyan...
sevgilerimle

sennur said...

Sevgili Sanem,
Okul anıları ve arkadaşları unutulmuyor. Dilerim eski arkadaşlarını bulursun. Ellerine sağlık, kızın çok şirin olmuş
Sevgiyle kal

NAZLICA said...

Sanem tablon çok hoş, ellerine sağlık. Kimmiş o çocuklar, seni niye arıyorlarmış:)))Sen arıyorsun ve iyi ediyorsun canım.İnsan çocukluk ve ilk gençlikte biriktiriyor arkadaşlarını. Sonradan edinilenler pek sağlam olmuyor açıkcası, hele günümüzde işyerlerinde herkes birbirinin rakibi, bir yarışmadır gidiyor, kalabalıklar içinde yalnız kalıyorsun. İnternet büyük nimet kimbilir birgün aradıklarını bulursun. Ben buldum ve çok da iyi oldu. Sevgiler gönderiyorum canım.

B5 said...

Yaziyi okumadan resme bakip güldüm epey :)..Kesin böyle birsey basima gelecektir benim ilerde!
Yatili hayati (4 sene) bilirim. Biraz farkli idi benimkisi, daha antika usül. Elbet o havasi baska. Senin de bilmene sevindim :)
Bu hafta yillar sonra eski bir arkadasima kavustum, hatta bugün ona sürpriz paket bile gönderdim. Umarim sen de yakinda bulursun onlari.

SaNeM said...

Okulun web sayfasindan buldugum, bunun icin burada seslenmedigim Ist'dan Emel'e email atmistim, cevap geldi. Fizik ogretmeni olmus, evlenmis ve 6 yasinda kizi varmis ;) Teyze oldun coktan yazmis, ve hala sorgularim ailemi demis, neden yatili okuttular diye.. Enteresan geldi, ben hep tesekkur ederim halbuki ;)

boripori said...

ben de hep arar sorarım ve çok anarım eskileri.. ama maalesef genelde hep arayan soran taraf ben olurum ve üzülürüm buna, keşke bir gün de birisi beni yıllar sonra arayıp bulsa ve süpriz yapsa, çok hoşuma gider:)