30 June 2007

DDD #9 Birleşik Sözcükler ve Bitişik Yazılımı.


Mart ayından beri süregelen etkinliğimizin bu haftaki ev sahibi benim ve konumuz birleşik kelimelerin bitişik yazımı. Hem birleşik hem bitişik nasıl olur, zaten birleşik sözcükler kelimelerin bitişik yazılmasıyla oluşmuyor mu diye düşünebilirsiniz. Mesela ben, birleşik kelimelerin bitişik yazılımı demek yerine, bazı kelimelerin bitişik yazılımı denilmesinin daha anlamlı olacağı kanısındayım. Ama biliyoruz ki bazı deyişler gelenekleşmiş, kalıplaşmıştır ve bunları bu saatten sonra değiştirmek de mümkün olamayacağından, ben konumu tüm detayları ile anlatmaya başlıyorum.

İlk olarak kelime türlerini hatırlayalım:

- Basit: el, göz
- Türemiş: elçi, gözlük
- Birleşik: hanımeli

Bu durumda bir kelimeye birleşik kelime denilebilmesi için; ortada en az iki kelime olmalı, bu anlamca farklı iki kelime öyle bir kaynaşmalı ki artık aralarına ne bir ek ne de başka bir sözcük girebilmeli ve sonuç olarak kendi bağımsız anlamlarından farklı olarak, artık sadece bir kavramı karşılıyor olmaları gerekmektedir. Bu şartlar altında yeni türeyen, yeni bir kavrama isim olan kelimeye birleşik kelime denilmektedir ve asla bazı kaynaklarda bileşik denilmesine bakılmamalı, r harfi yutulmamalıdır.

Şimdi gelelim önemli noktalara, birleşik kelimelerin bitişik yazılım kurallarına.

1. Kurallı birleşik fiiller bitişik yazılır.
- yapıverdi, koşuver ( tezlik birleşik fiili)
- yapabildi, yazabildi ( yeterlilik birleşik fiili)
- bakakaldı, süregelmiştir ( süreklilik birleşik fiili)
- düşeyazdı, öleyazdı ( yaklaşma birleşik fiili)

Ayrıca -etmek, -olmak yardımcı eylemleri isimle birleşirken bir ünlü düşmesi veya tam tersi türemesi söz konusu ise, bitişik yazılırlar.
- hissetmek, reddetmek, emretmek, vazgeçmek, kaybolmak.

Yalnız bu birleşik fiiller -mi soru edatı ile kullanıldığı zaman ayrı da yazılabilirler; vaz mı geçtin? Kayıp mı ettin?

2. Ses değişikliği (ses düşmesi) yoluyla oluşmuş kelimeler bitişik yazılır:
niçin (ne için), birbiri (biri biri), sütlaç (sütlü aş), nasıl (ne asıl), cumartesi (cuma ertesi), kaynata (kayın ata) ve çöreotu (çörek otu).

3.
Anlam kaymasıyla oluşmuş birleşik kelimeler bitişik yazılır. Anlam kaymasına her ikisi veya sadece ikincisi uğrayabilir.

Bitki: kuşburnu, akşamsefası, aslanağzı
Hayvan: karafatma, bağrıkara, yeşilbaş
Hastalık:
itdirseği, delibaş, karabacak
Alet, eşya: balıkgözü (halka), kargaburnu (alet), sıçankuyruğu (törpü)
Biçim adları: balıksırtı (desen), sıçandişi (dikiş), koçboynuzu (işaret)
Yiyecek adları: kedidili, tavukgöğsü, alinazik
Oyun adları: beştaş, üçtaş
Gök cisimleri: S
amanyolu, Demirkazık, Küçükayı
Renk adları:
vişneçürüğü, devetüyü, fildişi

4. Tür değişmesi yoluyla oluşan birleşik kelimeler bitişik yazılır.

a- Bir veya iki kelimesi emir kipiyle kurulan kelimeler:
sıkboğaz, albeni, çekyat, yapboz, ateşkes, kapkaç, veryansın.

b- Sıfat fiil eklerinin kalıplaşmasıyla oluşan birleşik kelimeler:
ağaçkakan, yurtsever, çokbilmiş, hacıyatmaz, gökdelen, değerbilmez, etyemez, saçkıran.

c- İkinci kelimesi kalıplaşmış belirli geçmiş zaman ekleriyle kurulan birleşik kelimeler: imambayıldı, zıpçıktı, gecekondu, şıpsevdi, papazkaçtı, mirasyedi, serdengeçti.

d- Her iki kelimesi de belirli geçmiş zaman veya geniş zaman ekleri ile kalıplaşmış birleşik kelimeler: okuryazar, dedikodu, biçerdöver, uyurgezer, yanardöner.
Ayrıca;


e- Somut olarak yer bildirmeyen alt, üst ve üzeri sözlerinin sonuna getirilerek oluşan birleşik sözcükler: ayakaltı, gözaltı, yüzüstü, suçüstü, ayaküzeri, olağanüstü, öğleüstü, akşamüzeri, bayramüstü.

f- İki veya daha çok kelimeden oluşmuş isimler ve lakaplar:
Atatürk, Gündoğdu, Boynueğri Mehmet Paşa.

g- İki veya daha çok kelimeden oluşmuş yer adları: Şebinkarahisar, Konutkent, Akdeniz

h- Ara yönleri belirten kelimeler: güneybatı, kuzeydoğu

i- Çek, senet ve ticari belgelerde geçen sayılar: üçyüzaltmışbeşbin

j- Hane kelimesi ile kurulan birleşik kelimeler: eczahane, hastahane, postahane olduğu halde bu kelimelerin kullanımındaki yaygınlık dolayısı ile;
eczane, pastane, hastane olarak yazıldıklarını görürüz.

k- Perver, perest, zade ve name kelimeleri ile oluşan birleşik kelimeler:
vatanperver, hayalperest, dayızade, beyanname.

l- Kanunda bitişik geçen kuruluş adları: Yükseköğretim, Genelkurmay, Dışişleri.

m- Oto, tele ve matik kelimeleriyle kurulan birleşik kelimeler: o
tobiyografi, telekart, bankamatik.

n- Yabancı dilden geçen önek veya edatlar:
alelacele, bilvesile, namüsait, reorganizasyon, konfederasyon.

o- Pekiştirme sıfatları:
büsbütün, paramparça, sapasağlam, sırsıklam, sipsivri, güpegündüz, çepeçevre, düpedüz, sapsarı.

p- Farsça ve Arapça kurala göre oluşturulan tamlamalar ve kalıplaşmış ifadeler de bitişik yazılır: hüsnükuruntu, suistimal, gayrimuntazam, alicenap, anbean, kesmekeş, özbeöz, pürhiddet; hıfzısıhha, darülfünun, aleykümselam, inşallah, velhasıl.


r- Ve son olarak, çok sık kullanılanlardan belirsizlik sıfat ve zamirleri de bitişik yazılır: Biraz, birkaçı, birtakım, birçok, hiçbir, hiçbiri, herhangi.


* Bunlardan başka bazı birleşik kelimelerin her ikisi de kendi anlamını korur ve fakat gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır: başkomutan, başbakan, elebaşı, başrol, binbaşı, aşçıbaşı, aşevi, ustabaşı, başörtü, dayıoğlu, Osmanoğulları, amcakızı, hinoğluhin, hanımanne, hacıağa, hanımefendi, anaokulu, anayasa, anamal, aybaşı, bugün, ilköğretim, milletvekili, topyekün, yarımada, yüzyıl, gözlemevi, basmakalıp, dalkavuk, toplardamar, yüznumara, etobur, ayçöreği, başıbozuk, sıkıyönetim, halkoyu, birbenbire, tepetaklak, kimbilir, hayhay.

** İki hafta önceki sevgili Selen'in konusundan ödünçlemeyle birleşik kelimelerin satır sonunda bölünürken tek bir sözcükmüş gibi hecelere ayrıldığını tekrar hatırlayalım.
………………………………………ba-
şöğretmen.


Aslına bakarsanız, ilk paragrafta da bahsettiğim gibi bitişik ve ayrı olarak ikiye ayırmak yerine, belki de ayrı yazılanlara söz öbeği denilmesi ve diğerlerinin de bitişik kelimeler olarak adlandırılması daha uygundur demiş bir araştırmacı ve eklemiş; "Türkçede önek yoktur ancak önek özelliği taşıyan ve genellikle tek seslemli olan sözcükler vardır. .... işte önek niteliği taşıyan bu sözcükler, hece sayısına bakılmaksızın bitişik yazılmalıdır: önsöz, önkoşul, önsezi, özeleştiri, özgeçmiş, önyıkama, altyapı, yananlam, sonses, eşdeğer, eşgüdüm, ortadirek, sözdizimsel, çokeşlilik, soykırım, özsaygı, yüksekokul, yükseköğretim, gibi. Buna göre bu ulamanın zamanla Türkçede de çok gelişeceğini ve Türkçeye bu yolla sayısız sözcük kazandırabileceğini düşünmek aşırı bir iyimserlik olmasa gerek. Birleşik kelimeler Türkçemizin olmazsa olmazlarındandır; yeni kavramları ve yabancı sözcükleri karşılamak, yeni sözcüklerin türetilmesiyle olanaklıdır. Bitişik yazımın Türkçenin yapısına aykırı olduğunu savunarak, bu sözcük yapım yolunu tıkamaya çalışmak doğru değildir." Tahir Balcı.

Bu konuyu araştırmış olmam, bana bir şeyi bir kere daha hatırlattı; Türkçemizin aslında ne kadar yeterli bir dil olduğunu. Yabancı dillerden dilimize geçen ve benimsenen bir çok kelime yerine, Türkçe ifade etmenin ne kadar mümkün olduğunu. Mesela Atatürk tarafından dilimize kazandırılan kelimeleri hatırlayalım; eksi, artı, çarpı, bölü, dörtgen, üçgen, uzay, boyut, varsayım. En sonuncusu birleşik kelime olan varsaymak, ne güzel bulunmuş. Öyleyse hala Arapça "farz edelim, farz etmek" kelimelerine ne gerek var diyemez miyiz?


Konuyu burada kapatırken, öncelikle zaman verip okuduğunuz için teşekkür etmek isterim, iki hafta sonra ise birleşmiş kelimelerin aralarındaki geçimsizlik sonucu ayrılmış ama neşeli hallerini sevgili Morkoyun'dan okuyacağınızı hatırlatırım.


Kaynaklar:
* Öztürkçe ile Birleşik Sözcükler üzerine notlar. Tahir Balcı
* Birleşik sözcüklerin oluşumu ve yazılımı. Murat Tuncel
* Türk Dil Kurumu
* http://www.dildernegi.org.tr/

23 comments:

MorKoyun said...

Cok guzel bir anlatim olmus, tebrik ediyor, basarilarinizin devamini diliyoruz. Ayrica, sectiginiz konuyu hicbir seyden haberi olmayan bencagizla paylasmaniz sayesinde basima ordugunuz motifli corap icin tesekkur ediyor, iki hafta sonra blogumda gorusmek uzere diyorum.
Sevgiler:)

Deniz said...

Sanemciğim, bizim yayın evimiz var. Elimizden yazım kılavuzu düşmüyor. Biz bile bazen birleşik sözcükler konusunda yanılgıya düşebiliyoruz. Bir dilin kuralları vardır ve bu uygulanır, değil mi? Hayır bizde yok. Bir kılavuzda bitişik yazılan bir sözcük, diğerinde değiştirilip ayrı yazılabiliyor. Durum bu olunca, dilin bu değişken (değiştirilen) kurallarını yakalamak ve kullanmak, günlük hayatta pek mümkün olamayabiliyor (ne yazık ki). Biz kitapları hazırlıyoruz, baskı aşamasına gelindiğinde bile bazı değişiklikler olabiliyor. Haydi yeniden düzelt...

Türkçe ile ilgili hassasiyetinin farkında ve sana yorum yazarken buna dikkat etme çabasında bir okurun olarak, Bu uzun ve bilgilendirici yazı için teşekkür ederim :)

fikriminincegülü said...

Güzel ve aydınlatıcı yazın için, ayrıca Türkçe'ye göstermiş olduğun bu duyarlılık için teşekkür ediyor, Sevgili Morkoyun'un yazısını sabırsızlıkla beklediğimi belirtiyor ve de gidiyorum.:) Alnından öperim Sanemciğim.:)))

Selen said...

Sanemciğim,
Bol örnekli ve açıklayıcı anlatımın, yazımdan örnekleme sunduğun ve Atatürk'ümüzün dilimize kattıklarına değindiğin için çok teşekkürler.
Mor Koyuncuğumuz da iki hafta sonra geçimsizleri barıştıracak demek. Çok ulvi bir görev üstlenmiş desene :)
Ellerine sağlık, dilimizi korumaya devam...

Mine said...

Sanemciğim,
Ellerine sağlık...
Benim tembelliğim üzerimde, hiçbirşey ( yanlış mı yazdım?)yazamıyorum.En kısa zamanda görüşmek dileğiyle...

Mine

sevos said...

Sanemcigim,
Yazini keyifle okudum. Ne guzel anlatmissin.Guzel bir hafta diliyorum. Sevgiyle kal ...

NAZLICA said...

Sanemciğim, çabalarınızdan dolayı hepinize teşekkürler. Çok yazan biriyim. Yazım kurallarınında hata yapmamak için gayret sarfederim. Yazılarınızın, açıklamalarınızın faydalı olacağı kesin. Hepimiz duyarlı olmalıyız ki yeni nesil dilimizi doğru bir şekilde konuşsun, yazsın ve korusun. Sevgiyle kal canım.

Anonymous said...

Walla saol be epı bısı orendım
saye nızde be.usta bası senııı...
SEvgile,Nec mettın

Punto said...

Önemli bir konu hem güzel toparlanmış, hem de güzel anlatılmış. Renklerin kullanıldığı anlatım şekliniz örnek olur umarım arkadaşlara. Kutluyorum.

SaNeM said...

Herkese ayrı ayrı teşekkür etmek isterken, istisna olarak anonim adlı arkadaşı işin içinden çıkarsam ayıp olur mu?
Grubumuza emeği geçen, yorumlarla da destekleyen herkese tekrar teşekkür ederim.

Aslı said...

Sanem, son 3 postuna yorum olacak bu.

Öncelikle oralardan Türkçe'nin doğru kullanımı için bunca çaba göstermeni takdir ediyorum, keşke herkes bu kadar duyarlı olabilse. Katılan herkesi tebrik ederim.

Aşağıdaki çiçeklere bayıldım, yumurta kabuğu fikrini bir kaç yerde gördüm ama becerebilir miyim bilemiyorum.

Çilek tarlası ise beni küçüklüğüme götürdü. Dedemin bahçesinde bana ayırdığı bir yer vardı, çilek ekerdi oraya. Rahmetli geldi aklıma.

Alp&Ege'nin annesi said...

Sevgili Sanem, sana ve önceki, dilimizi dogru kullanmaya katkisi olan, arkadaslara tesekkur ederim. Dilimize baska dillerden gecen kelimeler beni de rahatsiz ediyor ve elimden geldigi kadar Turkce karsiligini bulmaya ve kullanmaya calisiyorum. TRT'yi seyrederken bile, son 3-4 yildir Turkiye'deki Arapca kelimelerin nasil Turkce'nin yerini aldigini anlamamak olanaksiz.

Elçin said...

Çok aydınlandık eyvallah şeker teşekkürler..Sevgilerle

bocuruk said...

Sanemcim,
Ellerine sağlık:) Biliyor musun DDD etkinliği yazılarının tümünü büyük kızım için bir dosyada toparlıyorum. Etkinlik ilk başladığında dönem sonuydu. Türkçe öğretmenine götürdü ilk konuları, öğretmeni de çok beğenmiş ve memnun olmuş. Hepiniz sağolun:))
Sevgilerimle...

MorKoyun said...

O zaman Anonim Nec mettin'e de ben tesekkur edeyim:)) Saka gibi masallah:)

Anonymous said...

Tabii insan dilini iyi konuşabilmeli...arnavut

Mutlu Kadın said...
This comment has been removed by the author.
sevos said...

En koyu mavilikleri avucuna, en içten mutlulukları gözlerine, en derin sevgileri kalbine bırakıyorum.Hep Mutlu Ol..Hayirli cumalar. Butun dualarin kabul olsun.

SaNeM said...

Morkoyun, o çorabın şahsınız tarafından çok da güzel işlendiğini biliyorum ben, haftaya herkes bilecek o başka ;)

***

Deniz, maalesef en çok kararsızlık gösterilen konu bu olmuş. Mesela TDK diyor ki 'ön ek' ayrı yazılır, ama dil derneği birleştirin diyor ve hatta önsöz için de aynısı geçerli. Siz hangisini kullanıyorsunuz mesela, önsöz mü, ön söz mü?

***

İncegül, iki hafta sonra konu başlığı altında tekrar buluşmak üzere o zaman, alnımdan sonra yanaklarımı da uzatıyorum ayrıca ;)

***

Selen, maalesef geçimsizleri barıştırmaya kalkmıyor, öyle bırakıyor ki birbirlerini yemesinler ;) Atatürk'ün dilimize sahip çıkmamız gerektiğini devamlı konu etmesi boşuna değilmiş, w harfinin v harfi yerine kullanılmaya başlandığını görseydi bir de...

***

Mine, yol yorgunluğu dedik, geçer tekrar başlar yazmaya dedik ama gel gör hala beklemekteyiz. Hadi sıcaklar da geçsin madem, biraz daha bekleyelim.

***

Sevoş, biraz uzuncanaydı ama napalım konu uzundu ;) Daha keyiflisi iki hafta sonra.

***

Nazlı, dediğin gibi yazılarımızın isteyene faydalı olması dileğimiz, umarım etkinliğimiz bu şekilde devam edecektir ilerleyen zamanlarda da.

***

Punto amca, en akılda kalıcı anlatım tarzını bulamamış olsam da, kırmızı rengin yardımına sığınmakta buldum çözümü.

***

Aslı, oralardan demişşin ya, aslında yok bir farkı oralarla buraların, anadilimiz sonuçta, ne yaparsak kardır derdik.
Yumurta kabuğuna çok su koymadıkça inan yaşatması da kolay oluyor, fazla büyütemedim ben gerçi, az biraz toprakla nereye kadar di mi?

***

Alp ve Ege'nin annesi, TRT eski TRT değil zaten diye duyuyorum, eskiden televizyon ile hiç alakam olmadığından kıyaslama yapamıyorum ama Arapça ve İngilizce'nin ne kadar yaygın olduğu artık yadsınamaz. Tamam ikinci dil şart ama anadili de harmanlamanın ne alemi var yani, değil mi?

***

Elçin, kafa karıştırıcı olmadığına sevindim yazımın, lakin çelişkili şeyler var diye düşünüyordum, aydınlık olması iyi olmuş o zaman.

***

Bocuruk, demek ilkokul sıralarında da arşivleniyoruz, çok güzel. Ben de arada ana sayfaya uğrayıp, kendi yazdıklarımı kontrol ediyorum. Gerçi anlam kaymalarım hala var, arada yakalıyorum kendimi ;)

***

Morkoyuncan, sen de olmasan ;)

***

Arnavut, konuşmak bir derece de, iş yazıya geldi mi asıl orası biraz muamma.

***

Sevoş, herkesin duaları kabul olsun, sana da iyi cumalar, teşekkür ederim. ;)

Hülya YILMAZ said...

Çok güzel hazırlanmış. Tebrik ederim.
sevgiler

ankamiked said...

Dil üzerine yazı yazılması olağanüstü güzel.

Süleyman Yüzübenli
Türk Dili ve Edebiyatı
öğretmeni

aynur bicer said...

:)teşekkürler

B5 said...

Eline saglik Sanem, bu aralar tum bu yazdiklarinizi bastan bir okumayi planliyorum.

Keski sansur olmasa da gorebilmeye devam etsek!!!