07 July 2007

Bagaj Konusu Önemlidir



Türkiye'ye gidenler sorar genelde "Var mı bir isteğin oralardan?" diye. Ah evet, olmaz mı, birkaç birşey var diyemedim henüz kimseye. Bir kere bagaj durumu vardır gidenlerin/ gelenlerin, öyle bir titizlikle hazırlanır ki topu topu iki bavul, gram sektirilmez ve sektirilmemeli de. Birçok havayolu şirketinin en esnafvari şeklidir fazla bagajdan elde edilen günün ekstra geliri. Bilmez miyim hesap dökümlerinde tek tek incelenen fazla bagaj fişlerini; şimdilerde direk bilet numarasına işleniyor, benim zamanımda akşam havaalanı dönüşünde toplamı ofise getirirdi o günün sorumlusu. Aynı kişiyi bu işe ertesi gün de sorumlu kılmak için, bilet koçanını andıran fiş numaralarının sayma sayıları hizasında olması yeterdi.



Bir de bagajların önce gayet güler yüzle uçağa alınırmış gibi yapılması, ama kapılar kapanır kapanmaz teker teker ayrılması vardır. O esnada o ufacık camlardan bakıp da: "A aa benim bagaj neden öyle ayrıksı duruyor? " diyenlerin hali ise bir başkadır. Gerçi bu durumun iç hatlardan ziyade, daha çok charter diye bilinen dolmuş uçak seferlerinde ve özellikle niyeyse Almanya uçuşlarına denk gelmesi ise ayrı bir bahtsızlık olabilir, çünkü Almanya'daki kayıp eşya temsilcisini telefonda anlamaya çalışmak, bagajı kendi imkanlarınızla sahibine göndermekten daha zordur. Ayrıca bagajı geride kalan yolcunun fazla bagaj ücreti ödememiş olması, o an şans değildir aslında, bari bir de fazla bagaj parası ödetmeyelim diye önceden insafa gelinerek yapılan bir durum olabilir. O bagajlar sezon boyu bir sonraki uçakla gider durur, kimisi arada kaynar, kimisinden olmadık kokular gelmeye başlar, çoğu da sahibinin de ilgisine orantılı olarak zamanında yerine ulaşırdı. Bu anlattıklarım yaklaşık 7 sene önce özel bir havayolunda yaşananlar, şimdilerde nasıldır bilmem bu işler. Ama bence işi genelde sağlama alıp direk; 'veriyorum ama geri alcam değil mi?' diye bu işleri bilir gözükebilir veya son anda hostese bagaj fişinizi uzatıp ' Geçen seferki gibi olsun istemiyorum, gazetelik olacaktık neredeyse' diye o an uydurup, bagajınızın da yerleşip yerleşmediğini kontrol ettirebilir, rahat kafayla yolunuza devam edebilirsiniz. Tabii bütün manifestonun aynı işlemi yapmasını beklemiyoruz; bagajında halı, deri, ve benzerleri çoğunlukta olanlara öncelik tanıyalım, yoksa o cavcavlı gömlek için değmez bunca telaşa.



Ben genelde ne istersin diye soran kibar arkadaşlarıma; sen önce kiloda hafif ama sağlam bir bavul bulmaya bak, sonra kilo hakkını aşıp da herkesin ortasında bir bavuldan diğerine olmadık çamaşırları aktarma yapma diye hatırlatmak istesem de, herkes benden de tecrübeli artık bu yurtdışı uçuşlarında. En son tanık olduğum yolcu elli dolar öderken; yahu o kadar değerli bir şey de yok aslında, hepsi çaput der gibi bakıyordu işlemciye, bir yandan da diğer bagajdan ücret alma bari dercesine.



Zaten birkaç kitap istiyorum diyemem ki soran kişiye, bir tanesi yetmez, fazlası ağırlık yapar. Ayrıca ne zamandır artık kitapyurdunun kurdunu keşfetmiş bulunuyorum, hem uygun hem de seçenekler burdaki en rağbet edilen online kitapçıdaki gibi kısıtlı değil. Kısa bir üyelik işleminden sonra uzun bir seçim eşliğinde seçtiğim kitaplarım, belirtilen günden sadece bir gün aksamayla elimdeydi. Postacıya balkondan el sallayıp, üstelik bir de su içer misin kardeş diye alışılmamış şekilde kapıdan da selamlayıp, kavuştum kitaplarıma.




26 comments:

fikriminincegülü said...

Güle güle oku güzel kitaplarını. Gurbette olmanın zorlukları bitmiyor değil mi? Allah hepinizin yardımcısı olsun canım.:))

fikriminincegülü said...

Bu arada kocaman kocaman öpüyorum yanaklarından.:)))

bembi said...

bagaj konusu.. hep korktuğum şeydir.. iyi ki kitapyurdu varmış da kitap isteme sorunu ortadan kalkmış :))

ycurl said...

Sanem,
Cok iyi bir konuya parmak basmissin. Bavullari hazirlarken biz once bavullari tartarak basliyoruz ise :)
Demek kitapyurdu web sitesinden kitaplar eline ulasti. Bir ara ideefixe'i deneyecektim ben de ama elimdeki kitaplari bitirmeden yeni kitap almayacagim diye soz verdim. Tasinirken cok zor oluyormus ;)

Berceste said...

Eh gözün aydın! Merak ettim, kitap ayıracın hediye miiii? Aldın mı? Üzerindeki desen boncukla işlemeye pek uygun görünüyor da ;-)

Bavul konusuna gelince, en son hacıların el bagajları ve de bidon bidon zem zem suları gelebilsin diye pek saygıdeğer (????XXXX???) THY yetklileri 80 küsur yolcunun bagajını getirmeyip, 2 gün sonra evlere teslim etti, ama gelecek mi, gelmeyecek mi heyecanından da ölüp ölüp dirildim!

Mutlu Kadın said...

Bizde kitapları ablam internetten alır , önce o sonra ben okurum . Kitap aldım mı bende bir kaçtane birden almayı tercih ederim.
İyi okumalar dilerim.

Hande said...

Sanem ciğim iade-i ziyaret yapayım dedim. Blogunu çok beğendim.Sakıncası yoksa seni de arkadaş listeme eklemek istiyorum. Yeni kitaplarını güle güle kullan. Öpüyorum...

Pınarın Kulubesi said...

Merhaba Sanem
bagaj konusunda da biz birkaç yöntem geliştirdik. Örneğin, kitap çikolata gibi ağır eşyaları bir sırt çantasına doldurup çok hafifmişçesine geçiyoruz uçağa, bavulları tartmak da apayrı bir işkence, kendileri zaten 5-6 kg geliyorlar, kilo sınır ise 20-27 kg olunca epey bir sıkıntı.
Bunlar ayrıntı tabi ama kitaplarına kavuştuğuna çok çok sevindim. En üstteki kitabı görüyorum ama alttakileri de merak ediyorum. Ben de önceleri kitapyurdundan sipariş ediyordum kitaplarımı, şimdilerde Beyazıt'ı keşfettim. Orada güzel indirim de yapıyorlar, esnafla haşir neşir olmak da hoşuma gidiyor. Haftasonu 2 kitap aldım ordan kendime..
Keyifli bol okumalar diliyorum.
sevgiler

Rodrigo said...

Oi, achei teu blog pelo google tá bem interessante gostei desse post. Quando der dá uma passada pelo meu blog, é sobre camisetas personalizadas, mostra passo a passo como criar uma camiseta personalizada bem maneira. Se você quiser linkar meu blog no seu eu ficaria agradecido, até mais e sucesso. (If you speak English can see the version in English of the Camiseta Personalizada. If he will be possible add my blog in your blogroll I thankful, bye friend).

sevos said...

Iyi gunler de gule gule oku kitaplarini... Kitap ayracin da gercekten guzel gozukuyor. Mutlu ve bereketli bir hafta dilerim.

Ada said...

İade-i ziyarete geldim ben. Kitaplarını bir su gibi içmen dileğiyle...
Sevgilerimi yolluyorum Sanem.

NAZLICA said...

Ne güzel yazmışsın Sanemciğim. Bagaj konusunu açınca Türkiye'ye yolculuk var diye düşündüm bir an, netice kitaplarına bağlandı. Bu bagaj konusu gerçekten çok önemli, dikkat edilmezse astarı yüzünden pahalıya mal olabiliyor.İnsanın kendine kitap alması kadar güzel bir şey yok diye düşünürüm. Keyifle oku canım. Sevgiler

SaNeM said...

Incegül, zorluklar çözülür gider, hatta alıştım bile baksana, bir de şöyle bol kimyonlu kokoreç yapan biri olsa, başka zorluk tanımam;) Teşekkür ederim.


Bembi, bagaj konusu çetrefilli iş, hele bayansan bitmez o bavul toplamalar, ben bunalıyorum bazen, başkası toplarken bile aman diyorum yani ;)


Ycurl, kitaplar elime ulaştı da bir tanesinden sayfalar eksik çıktı, şu en üsttekinden, email attım bakalım ne cevap verecekler, hikayeler yarım yarım, üzüldüm valla.


Berceste, kitaplarımla birlikte kitap başı iki tane de ayıraç koymuşlar, lale desenli. İstersen göndereyim sana deseni.

Peki bu 80 yolcuya uçakta ayrıcalık tanındı mı, servisde falan? Bir de daha sonraki yolcuların o seksen küsür bagajdan dolayı kendi bagajlarının gecikmesi durumu var, bu böyle bir hafta uzar, gider ;) Bu bagaj konusudur senin sayfana bıraktığım ilk yorum, bu yazıyı yazarken de aklıma gelmedin değil ;)



Mutlu kadın merhaba ;) Ah memlekette olsam, mümkün değil hiçbir güç bana net sayfalarından kitap aldıramaz, ellemeden, aralarda kaybolmadan, zamanın nasıl geçtiğini anlamadan sanal sepete atmanın tadı inan yok. Ama senin gibi ben de aldım mı birkaç tane atmayı tercih ederim, daha keyifli.

SaNeM said...

Hande, hoşgeldin, o güzel gözlü kızını da getirdin mi? Çok tatlı maşallah, görüşmek üzere ;)


Pınar, yiyecekler artık alınmıyor sırt çantasına, onun yerine daha kitap koyabilirsin bak ;) Bavulları da öyle bir külçe gibi yapıyorlar ki, kendisi zaten en az altı çekiyor dediğin gibi.
Beyazit'den kitap almışlığım yoktur, ama eminim çok daha zevklidir. Bodrum'daki o minik kitapçımı çok özledim, gidip de çay kahve eşliğinde kitap ayırmak ayrı güzeldi, hele kışın.

Sevoş, teşekkür ederim, sana da mutlu bir hafta ve artı iyi yolculuklar dilerim ;)

Ada, eskiden su gibiydi, şimdi idareli okuyorum çabuk bitmesin diye, sevgiler ;)


Nazlı'cım ah nerde, yok daha yolculuk memlekete, kitapların havasınla idare ediyorum. Düşüncene katılıyorum, en sevdiğim varlıklarım benim onlar.

nilly said...

Benimde bir arkadas giderken $100 extra odemek zorunda kaldi. Gerci temelli donusdu onunkisi.Bari onda ayri bir uygulama yapsalar.

Berceste said...

Ne ayrıcalığı yahu? Dolmuşa binmiş misali geldik zaten! Yemek istediğim kalmamış, nedense hep makarna kalır geriye??? Hostesler beş karış surat! Hiç bu kadar kötü bir yolculuk yapmamıştım. Sonra şikayet edince de bana şaka gibi bir e-posta geldi... Susmak için kaç para istiyorsun dermişçesine yazılan bir mektup! Eşime özür için bir para gönderdiler. Ama bu benim göz damlamı iki gün kullanamamamın telafisi olabilir mi? Ayrıca bana cevap yok hala!

Evet, deseni gönderebilirsen çok sevinirim. Sevgiler...

Anonymous said...

NE ABD NE AB

TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE

''sözümüz namusumuzdur''

İ Ş Ç İ P A R T İ S İ

PERİLİ KÖŞK said...

sevgili sanem ,kitaplarını görünce heyecanlandım,altta kalanlar ne acaba ,bende seçimden sonra Ankara'ya gideceğim. Dost ve Remzi kitapevlerinden saatlerce çıkmadan ayıracağım kendime ve kızlarıma mis kokulu kitapları...
kitap dolu günler sana ....

B5 said...

Bagajlarda ben de Pinarin Klübesi usulü yapiyorum. Bir de sivi kurallari cikti ya daha beter oldu...

Amerika hala 50Usd mi ödetiyor? Benim koca kolim vardi. Minneapolis ten Delta ile gelirken, adam dogumgünüm yaklasiyor diye tek kurus almadi. Israr bile etmedim, hatta sormadim bile!!!! Melek olanina mi denk gelmisim ne??

Verdigin kitap linkini kullanabilirim ileride. Iyi bilgi. Denendigini de sayende gördük bir de. Cok tesekkürler :)!

Selamlar,

ps: Bir de su yukaridaki kisisel tshort yapan Portekizce not heryere yayilmis galiba. Herkese ayni seyleri yazip reklamini yapiyor.

B5 said...

Bir de su an Almanya'da ben varim. Ihtiyacin olursa söyle bana, bilgi edinmeye calisirim senin yerine. Aklinda olsun...

BALDAN TATLI said...

Kitaplarını iyi günde kullan. Eşim kitap kurdu diyebilirim ve kitaplarını ya buradan yada pandoradan alıyor. Bayağıda mutlu. Sende sevgiyle kal.

SaNeM said...

Nilly, temelli dönüşte en uygunu gemi ile eşyaları göndermek diyorlar, ben bu eşyaların arasına banyo perdesi sokan bile görmüştüm.


Berceste, deseni birazdan gönderiyorum ;)


Perili köşk, alttakilerden biri gene Erhan Bener'in başka bir kitabı, Atilla İlhan'ın Gazi Paşa'sı, Buket Uzuner'in son çıkanı, ve Kürşat Başar. Bu arada en üsttekinden birkaç sayfa eksik çıktı, kısa zamanda eksik sayfaları tamamlıyacağız diye email attılar, bekliyorum.



B5, teşekkür ederim, o Türk ama Almanca anlaşmakta ısrarlı arkadaşlarla çalışma dönemi yedi sene önce bitti. Delta gene daha insaflı aslında, bir bagajdan alır bazen digerini pas geçerler, biletiniz yandı derler, başka check-in sorumlusu direk uçağa alır, belli olmuyor onların sağı solu ;) Tekrar hoşgeldin.


Baldan tatlı, pandorayı duymamıştım, yurt dışı servisleri nasıl acaba, mesela bu kitapyurdu yurtdışında yaşayanlara yüzde sekiz vergi indirimi yapıyor, güzel oluyor.

Anonymous said...

bagaj konusu gerçekten önemlidir,
ah birde carterler bizim beşiktaş
dolmuşlarına benzemese,sevgiler,ece

Sndrfknella said...

Sanemcim ben de bu sefer bavulu toplarken içini doldurup doldurup tarttım. Dijital tartılar sağolsun ;))) Ama itiraf ediyorum dönüşte kesin fark ödetirler derken tartmadılar bile külçe gibi bavulumu!!! :D

Çok öptüm,

Sevgiler :))))

Selen said...

Sanemciğim
Ben de kitapyurdundan alıyorum kitapları. Yurtdışına da yolladıklarını bilmiyordum. Güle güle oku. Aynı kitap ayıracından bende de var ;)
Bu arada master dönüşümde 11 bavul-sırt çantası karışımı yüküm ve ailem + 6 kişilik arkadaş grubu ile Boston, DC, NY gezisi de yapmış ve fazladan para ödemeden Türkiye'ye dönmüş biri olarak valizlere konulacak eşyalar konusunda oldukça uzmanlaşmıştım :))
Öpüyorum

Tuba said...

Sanem'cigim, bir de benim gibi bu 35 kilo tutmaz deyip yola cikanlar var. Sonra da havaalninda merakli gozlerin onunde, bavuldan cikardigi plaj cantasina yine bavulda ki on tane kitabi yerlestirerek 2. bir bavul yapanlar. Tabii Istanbul'a gidene dek o plaj cantasi cok daha farkli kiliklara burundu. Ben bile taniyamadim. Neyse, canim, uzun lafin kisasi ben geldim ve sana da bir merhaba diyeyim dedim. Turkiye'den kitap getirmene hic gerek yok. ben (reklam olacak ama) tulumba.com'dan aliyorum butun kitaplarimi, ustelik ayni fiyata. Sevgiyle kal...