11 June 2007

Çilek tarlası



Bodrum'dan çıkılıp, haftasonları bizim için dinlence mekanları sayılan Gökova, Marmaris civarları, Bodrum'un o güzelim kayalık ve zeytinlik dağlarına inat, yemyeşildir. Aynı ilin ilçesi olmasına rağmen, Fethiye dahil, yeşiliyle karşılar sizi Muğla'dan sonrası. İşte ben de bu yolculuklar sırasında, eminim kalbimin bir kenarından geçirmiş olmalıyım bu yeşilliğin cazibesini ve demiş olmalıyım ki: "Ah keşke böyle yeşilin içinde yaşasam biraz. Ne güzel, her yer çam. " Kesin, yoksa şimdilerde bu kadar orman gülü olmamın, kader değilse şayet, kesinlikle o an ki saf anımla bağlantısı olmalı.


Yukarıdaki yolu dümdüz takiben karşınıza çıkan yer çiftlik diye tabir edilen, ama bence hiç çiflik hayvanı bulunmadığından, kesinlikle tarla, bağ, bahçe benzeri bir yerdir. Mayıs'ın ortasında açılır, Ekim'de bal kabağı sezonu ile kapanır. İlk açılışta, ben de içeriye dalıp, ne var acaba diye sorduğumda, tarla sahibi elime bir kroki ve ürünlerin toplanma zamanlarını bildiren kağıdı tutuşturdu ve çilek tarlasına doğru yollandım.



Daha önce çilek topladığımı hatırlamıyorum, Aydın'da portakal, mandalina toplamışlığım, iki sene önce de New Jersey'de deli gibi kiraz ve şeftaliye doymuşluğum var. Çilek toplamanın kendine has bir kuralı olduğunu sanmıyorum, olmuşlar en dipte, olmamışlar daha üstte, ezilmişler yerlerde, bir de etrafta mavi mavi ilacımsı nesneler. İki kutu çilekten sonra, daha fazla eğilip doğrulmaya derman kalmadı.




Daha sonra, en az zaman harcamaya özellikle çaba sarfettiğim mutfakta, bu kendi topladığım çilekler, ayıklandı, yıkandı, bir kısmı yıkarken tükendi, bir kısmı da hayatımın gene ilk çilekli jöle ve puding karışımına konu olmak üzere bir müddet saklandı. En düşük kalorili malzemeler de taşındıktan sonra, sırasıyla önce çilekler ve jöle hazır cheesecake kabına yerleştirildi, buzdolabında soğutulup, daha sonra da limonlu puding ile üzeri kaplandı. Aslında misket limonu pudingi olsa, daha da benlik olurdu ya, normal limonlu da fena değildi.



Benim bir huyum da kendi yaptığım tatlıları, tuzluları afiyetle tüketememem, ikinci lokmadan sonra tıkanmam. Kıymalı börek hariç. Yaparken doyuyorsun der kimisi, kokusu doyururmuş meğer. Ama bu, özellikle çoğunluk şekersiz malzemelerle yapıldığından olsa gerek, bana mısın demedi. Pek solgun gözükmesin, zaten fotoğrafta pek estetik de çıkmayacağı baştan malum olan tatlımı, isterdim ki taze nane dalı ile süsleyim. Taze nane dalım hiç olmamış, dereotu kullanılmıştır. Kendisini tatlıyı yerken bir kenara alıyoruz, ya akabinde tüketip, ya da sabaha zeytinyağlı domates üstüne misafir ediyoruz.

26 comments:

canan's culinaria said...

sevgili sanem,

ne iyi ettin ve blogumu ziyaret etmissin, böylece bende seni kesfettim. yazilarin, resimlerin pek hosuma gitti...

sevgiler,
canan

Tanya's said...

Sanemcim..kıymalı börek dedin ya..bende durmadan yerim...benim balkonda süper nanelerim var sende bir saksıya ek..koyarsın tatlılarının üstüne.

ozguncehobi said...

Sanemcim , gayet guzel gozukuyor.Eminim tadi da cok lezzetli olmustur. eeee artik bizede yaparsin bir gun insallah. Yazinda resimlerde cok guzel olmus. Ellerine ve yuregine saglik.
sevgiler.

MorKoyun said...

Ucuncu resimdeki manzara, cilek, cicegi ve yapraklari benim en sevdigim isleme motifidir:) Birbirine yakisan, beyaz ustunde bu kadar guzel duran baska uclu yoktur herhalde...
(Cilek tarlasina dalma istegimi bastiriyor, baska seylere yonlendiriyorum kendimi, yorumda bile:)

Dantelci said...

Merhaba Sanemcim
cilek ve kiraz mevsimi burada da basliyor, bizim genclerin en sevdigi aktivite.
Ayrica goruntuler cok guzel, ellerine saglik canim.
Sevgiler

B5 said...

Sayende Lime (Limetta,limette)´in Turkce'de misket limonu oldugunu ogrendim!! Sirf meraktan latince ismini bulup cevirdim..
Cilek delisi oldugum icin ben küfe küfe toplardim herhalde tum gun. Tarla falan gormedim hic :(. Cildirirdim..

M.Limon pudingli cilek deneyecegim.

Italya'da da balsamik sirkeli cilek tabagi vardir. Eskiden denemek icin tek cilek bile ziyan edemem derdim ama, enteresan bir tadi var; tahmin ettigim kadar kotu degil. Belki denersin ve belki zaten biliyorsun, limon suyu ile de servis edilir.
Selamlar ;)

SaNeM said...

Canan, kimin bloğundan girip de keşfettim şimdi hatırlamıyorum ama, pek beğendim herşeyi,takipteyım artık, çok teşekkür ederim ayrıca.

Tanya, nane ekmek aklıma gelmedi hiç, bir yerlerden kök bulup ekmeli, artık tohumu beklemek geç olur sanki.

Özgünce, tabii yaparım, ne zaman istersen,ama bir dahaki çilek toplamasına seni de götürürüm, toplar toplar, tüketiriz, çok teşekkürler ;)

Morkoyuncan, sen gel buralara bir gün, beraber sırf çileğe değil, kiraz ve hatta şeftali toplamaya da gideriz, hatta o motiflerden de veririm, işlersin. Olsun, ben seneye kadar beklerim.

Hatice, çilek toplamak neyse de en zevklisi cidden kiraz toplamak değil mi? Insan hangi dala uzanacağını şaşırıyor, bir ağaçtan kaç sepet topladığımı bilirim, bir de sonraki lekelerin zor çıktığını.

B5, o misket limonlarını Türkiye'de içki ile kullanmaktan öteye gitmezken, şimdi pudingini de, ve ayrıca zencefilli kurabiyelerin içinde de çook seviyorum. Zencefille de çok uyum içersindeler.

Balsamik sirkeye bayılırım ben, çilekle denendiğini duymadım ama ben denerim. Evde benden başka o sirkeyi tüketen de yok zaten. Bir de ayvanın üstüne kahve döküp yemesini severim, bilir misin?

NAZLICA said...

Sanemciğim sevdiğin şeyleri yapabilmen harika, senin çilek toplama etkinliğinden ben de faydalandım. Toprak beni o kadar cezbediyor ki, bahçeli bir ev istiyorum sürekli.İstediğim herşeyi ekip, toplamayı ve uğraşmayı düşlüyorum. İnsan yenilenir, güçlenir böyle bir yaşamla değilmi.Çileği çok severim ama en çok kokusunu. Hele reçel yaparken hertarafa dağılan o güzel koku kendimden geçirir. Eline sağlık fotoğraflar jöle pek güzel olmuş. Nicelerine diyorum canım.

Pınarın Klubesi said...

Ne güzel çilek toplamak:) Ama zor iş, ne güzel oluyor oysa ki yemesi:) Bu sene en çok yediğim meyvelerin başında geliyor çilek, şimdi kiraz ile çilek rekorumu egale etmeye çalışıyorum:) Sırada karpuz ve şeftali. Onlara da başladık yavaştan. Vitamin deposu oldum:) Misket limonunu ben de duydum, cheesecake lerde ve tatlılarda keklerde özellikle misket limonu yazıyor tariflerde ama bu limonu bulmak o kadar kolay değil, biraz daha dikkatli bakayıp manava giderken bakalım görecekmiyim.

Selen said...

Sanemciğim,
Ne hoş bir tatlı olmuş bu. Çok özendim tarladan çilek toplama işine... Ben çoook küçükken babaannemlerin bağı varken, bir kez oradan tazecik domates ve üzüm toplama şansımız olmuştu. O domatesin dallarından ele bulaşan mis gibi kokusuna ve dalından koptuğu gibi ısırıp suyunu akıtarak o domatesleri yemeye bayılırım. Şimdi ise Migros'lardaki hormonlu domateslere kaldık...
Sevgiler

fikriminincegülü said...

Serin serin, nefis görünüyordu. Çarşamba akşamı denedim. Lezzeti de harika. Ellerine sağlık canım.:)) Ah bir bahçemiz olsa da kendimiz yetiştirebilsek, domates biber patlıcan ve de çilek.:)))

Berceste said...

Bak benden önce davranıp yazmışsın bile :P Ben de cuma günü gittim çilek toplamaya! Doyamadım... Pek güzel kokulu çileklerdi. Pek çok meyveye hasret yaşayıp, çileği dalından toplamak da ayrı zevk :P

B5 said...

Ayva üstü kahve mi? Bu daha da ilginc :)
Denerim ben :), tamam...

Sndrfknella said...

Sanemcim yediğin yani bildiğimiz kesilip toplanmış nanenin altını kes toprağa sapla... tohum arama sakın... ben yapmıştım bir ara, salatalara taze taze kendi yetiştirdiğin naneleri koymak pek keyifli oluyor :))))

Sevgiler :))))

Bilun said...

Ellerine sağlık.. :) Canım çilek çekti bak :)
Ayvayla kahve he? Kulağa hoş geliyor :)

SaNeM said...

Nazli, o kokuyu ben de cok severim, ayrıca en sevdiğim reçeldir de kendisi. Ben şimdilik büyük büyük saksılara domates, patlıcan ektim, onlarla idare edicem. Senin cam önü sardunyalarınsa hala aklımda, şu an öyle bir motif yapıyorum.

Pınar'cım bizim orada manavlarda olurdu eskiden, şimdilerde nasıl bilmem ama marketlerde vardır belki. Şimdi sana bol vitamin lazım, bol meyve tüketimin çok yerinde, kiraz dudaklı olsun minik bebek ;)

Selen, domates bir de biber. Ne güzel kokar koparınca cidden. Sabah kahvaltısında annemin arka bahçesinden toplar yerdik, dalından koparmanın keyfi de başka. Artık hormon gündelik bir şey oldu, hormonlu bir dolmalık biber var burda, bir tanesini doldur, ailecek bölüş, o ebatta yani!

Incegul, denedin ve begendin demek, cok guzel ;) En cok hangısı sevdi peki, Maxi mi Mini mi? Bu tatlı çocuk sevindiren cinsten, hangi ufaklığa yedirdiysem, anneme de öğret dedi ;)

Berceste, dediğin gibi, ben de bir çok ota hasretken, doyasıya çileki kiraz ve seftali topladım burda. Halbuki semizotu, ebegümeci toplamak ısterdım biraz da. Senin çilek resimlerini de bekliyorum, kim bilir ne harikalar çıkmiştır senin kameradan.


B5, ben bir ikramda karşılaşmış, çok tutmuştum. Genelde ayva üstü limon da sıkarlar ama, ben üzerine serpiştirilen Türk kahvesini daha çok beğendim.

Sndrfknella, benim mutfak bilgem, ektim ektim, aynen dedigini yaptım, hem söylemiş miydim artık domatesli pilavı hem rendeleyip hem de az şekerle yaptığı mı, kulaklarını çınlattığı mı?

Bilun, ne meyveler vardır simdi oralarda canım, hiiç çekmesin burdakileri canın, hiç biri ordakiler gibi ne lezzetli ne başka birşey. Hele şimdi karpuz mevsimi de, nasıl gider deniz sonrası, bak şimdi benim canım çekti ;)

raspberrypie said...

günlerdir ve hatta su anda aklımda gökova'ya gitsem bir an önce diye gecirirken blogunla karsılasıp yazını okumak güzel bir tesadüf oldu, cilege bayılırım, tatlı da güzel görünüyor =)

sennur said...

Sevgili Sanem,
Tarladan toplanan kadar keyifli olmasa da, ben de terasımdan her gün 3-4 tane çilek topluyorum, minik kokululardan, bende senin gibi yemeğin kokusundan doyanlardanım canım, kilo sorunu yaşamamış oluyoruz:))Haftan güzel geçsin
Sevgiyle kal

fikriminincegülü said...

İkisi de sevdi canım. Ama en çok benim çilek canavarı Mini kişisi bayıldı.:)))

bocuruk said...

Yol fotoğrafı yeşile hayali sonsuz kılıyor. Ben de çok ama çok severim bahsettiğin güzergahı. Yeşilin her tonu derler ya öyle.
Bir de keşke senin gibi olsam kendi yaptıklarımın ikinci lokmasında tıkansam. Sevdiğim bir şey yapmışsam nerdeyse en çok ben yerim:(
En son 5 yada 6 yıl önceydi ben de emiralemde çilek toplamıştım. Yerinde yemenin zevki bir başka:)
Sevgilerimle...

Berceste said...

Benim çilekler de yayımda efendim :P Yok canııııım ne harikası?

Alp&Ege'nin annesi said...

Dun sadece bu cilek tarlasi ve resimler, ögle yemegi niyetine 1 litre cilek yedirdi bana. B5 gibi bende bazi meyvalari ziyan etmemek icin katiksiz yemede israrliydim, ama önerilen yeni tatlari tatmak daha akillica...

SaNeM said...

Raspberrypie, olur da gidersen fotograflarını çek, bana oraları hatırlat, benim de gözümde tütüyor.

Sennur, buraya yeşleşmeden önce kilo nedir bilmeyen ben, burada bir de bunu kontrol etmeye çalışmıyor muyum, hiç girmiyim bu konuya. Saksıda da güzel bir fikir aslında, dağ çileği reçeli bilirsin di mi, ben çok severim.

Incegül, Mini'yle Maxi'yi öp benim için ;)

Bocuruk, yerinde yemenin tadı gerçekten başka, yıkamadan bile yemişliğim var, ve hatta ilerleyen günlerdeki böbrek ağrılarımı buna bahane edişim de, gerçi üşütmüşsün dediler, geçti bitti.

Berceste, senin çilekler benimkileri döver, o ne bakımlı tarla öyle. İşlerine önem vermişler, hele askıdan çilek toplama işine bayıldım, yorulmadan çok iyi.

Alp ve Ege'nin annesi, bu benim ilk çilek tatlım aslında, hani tarladan toplamasam belki bu işe de girişmezdim, fazla olunca bu çıktı ortaya. On dakikadan fazla zaman almaması ise ayrı güzel.

Hakkı Dayı said...

Ahh bizim memleket ahh :) Muğla'nın her yeri bir başka güzeldir! Ama yine de KAŞ bir başkadır, üstüne tanımam!

kutadgubilik said...

ya cok ozur dilerim ama goruntu olarak igrenc biseye benziyor...:( uzgunum ama cidden ya...

SaNeM said...

Kutadgu rahat ol, bir yiyen bir de yemeyen pisman zaten hocam ;)