30 April 2008

Sobe


Berceste'nin kendisinin de artık hatırlamadığını tahmin ettiğim sobesinin, yapmayı ertelediğiniz şey nedir sorusuna istinaden cevabımdır bu fotoğraf. Bu iplikleri ayırmak, bir düzene koymak, erteleyip durduğum şeylerden biri. Sağ yandaki kitaplık rafındaki cam silme suyunu da göz önünde bulundurursak, pek dağınık gözükmekteyim. Gerçi buralar bana özel alanlar, mutfak olsun, salon olsun, toplu durur genelde. Az eşya insanıyım zaten, bir de mercimeği dakikalarca yıkamasam olmaz, bunu da belirtiyim. Mercimekten çıkan fare pisliği haberinden beri sıtkım sıyrıldı sıyrılcak zaten. Nerden geldi şimdi bu aklıma. Ben çok taktım bu kuru gıdalar üzerinde paketlenmeden önce dolanma ihtimali yüksek olan hayvan kardeşlerimize. Konu iyice dağıldı bu arada. Topluyorum.

Bir diğer soru da, bir gün yapabildiğimi görecek miyim sorusu. Ben bir gün kendimi
taiko yaparken görmek isterim. Bir de sular gibi japonca konuşmak isterim, dil nankör işte. Mantıklı bir cevap anne olmak olurdu aslında bu soruya.

Son sorumuz ise dünyaya bir daha gelseydim ne isterdim. Kalabalık bir ailenin üyesi olayım isterim. Kalabalık diyince Hindistan ailesi olmasın, Patel soyadlı da doğmıyım tekrar gelceksem. Türkiye olabilir, olmadı Yunanistan, bilemedin İtalya. Akdeniz/Ege mutfağı insanı olayım. Ben böyle dedim ya, büyük konuşmuş sayılıp kesin ordayım, bekle beni Bollywood. Bi dakka niye insan formu üzerinde duruyorum ki illaki. Nesnelerden bakır cezve, hayvanlardan su kaplumbağası, bitkilerden asmakavak yaprağı da olabilirim.

12 comments:

Evrensel Yaşam said...

Çok hoş bir sobe cevabı olmuş bunlar :) Demek su kaplumbağası ha :)

seray said...

Merhaba çok hoş bir yazı yazmışsın...edebiyatın kuvvetli...
Vede neşeli...

Serpil

banu said...

Ben sana dedim kitap yazmalısın kitap!!!

Ebruli said...

Sevgili Sanem;
Yorumumu 2.defa yazıyorum.Birincide sorun yaşadım. O kadar da güzel yazmıştım. Tekrar aynı şeyleri yazabilir miyim bilmiyorum...
Bakır cezve, su kaplumbağası ve asmaağac yaprağı bu benzetmelerine bayıldım doğrusu. Bize böyle bir sor sorulduğunda; direkt olarak tekrar insan olarak dünyaya geleceğimizi varsayıyoruz. Oysaki bir ağaç, bir çiçek yada bir hayvan olarak da dünyaya gelebilir, bu şekilde yaşamak zorunda olabilirdik...
"İnsan" olarak dünyaya geldiğimiz için şanslıyız. Ben böyle düşünüyorum.
Ama "nesne olarak dünyaya geleceğimi bilseydim ne olmak isterdim" diye kendime soruyorum bir türlü cevabını bulamadım. uzun bir süre düşünmem lazım herhalde.
"Bakır cezve" olmaya ne kadar kolay karar vermişsin, yazarken, birden bire...
Yazın çok hoştu, tekrar görüşmek dileğiyle...

nilly said...

Bakir cezvede takildim ben :) Ebruli'nin dedigi gibi bende dusunuyorum hangi nesne olmak isterdim diye bende daha cevabi bulamadim :)

neptuneptun said...

Sanem ben en cok cam silme suyuna takildim... O kadar dogal geldi ki onun kutuphane rafinda olmasi, baska nerede olabilir ki diye dusundum:) Bizim evde cocuklar yuzunden her sey her yerden cikabilir, duzenli dedigim evde surahi ve bilimum gereksiz esya kutuphane rafinda eskimekte...

yine de geldiginde yer soframda yerin hazir, beklerim...

Ferhanca said...

Sanemcim , sana italyan bir damat gerek bizler Akdenizliyiz. Yakisir sanada.))
sevgiler.

Ferhanca said...

Sanem, damagda su cekmeceyi duzeltiririz sen elleme canim..

SaNeM said...

Evrensel, uzun yaşar diye değil de, o kafalarını sudan çıkarıp da etrafa bakışları yok mu, bayılıyorum. O yüzdendir ilk aklıma gelen hayvan cinsi olması.


Seray, Teşekkür ederim keşke dedikleriniz doğru olsaydı, özellikle edebiyat kısmı, bence oldukça sıradan, mütevazilikten değil, kendini bilmekteyim :)

Banu :) ben olsa olsa cross stitching dergisine, televizyon seyrederken kare saymanın teknikleri, etamin işlerken iç muhasebenin faydaları, efendim fransız düğümü atmasak ne olurun dezavantajları konulu şeyler yazarım kitap niyetine. Bu arada bir blackwork yapmaktayım, yakında sergiliyeceğim.

Ebruli, gerçekten dediğin gibi birdenbire yazdım, yani önce maddelerden bakır demiştim sonra madde ne alaka diye nesneye çevirdim, ve cezve çıktı. Ama bakır ilk aklıma düşendi.


Nilly, bulunca yazsana buraya da. Şimdi her cezve elinize alışınızda beni anacaksınız :))

Sevgili üniv. arkadaşım neptüncüm, yeni ev taşıma ve hatta sonrasında yerleşme aşamalarını sabırsızlıkla bekliyorum. Yan komşunun sesi kesildi mi bu arada?

Ferhan :) Sevdiceği İtalyana benzetsem olmaz mı, ama makarnacı olanlara :) O çekmece yakında düzelcek Ferhan, böyle iplikleri asabileceğin bir nesne buldum Joannde, bir indirim kuponluk işi kaldı.

Mine said...

Sanem'ciğim yazını okuyunca çok doğal ve sevecen bir insan olduğunu düşündüm. Ankara'ya bekliyorum. Sevgiler

SaNeM said...

Mine, seninle Tunalı'da köfte yeme ihtimalini hiç çıkarmiyorum aklımdan :)

elfeyp said...

OOff ipler süper.. Acaip iştah açıcı, hemen bilgisayarı kapıorum, etaminimi bitiriorum :)